3 Şubat 2026 Salı



15:48   MERSIN’DE SIGARA KAÇAKÇıLARıNA OPERASYON: 4 TUTUKLAMA   15:44   MERSIN’DE SELIN VURDUĞU KıRSAL MAHALLELERDE YARALAR SARıLıYOR   14:42   MERSIN MUHTARLAR DERNEĞI’NDEN ARBEL’E ZIYARET   10:47   SEL SONRASı ’MILYONLUK’ YAZLıKLARıN ÖNÜNDE ’EKMEK’ MÜCADELESI   10:41   TOROS DAĞLARıNDAKI YıLKı ATLARı VE YABANI HAYVANLAR UNUTULMADı   10:37   MERSIN’DE IKLIM VE SÜRDÜRÜLEBILIRLIK ÇALıŞMALARı MASAYA YATıRıLDı   13:22   TARSUS’TA YOĞUN YAĞıŞ SONRASı TAM SAHA MÜDAHALE   13:19   MERSIN’DE YASA DıŞı BAHIS OPERASYONU: 8 ŞÜPHELI TUTUKLANDı   13:16   MUT’TA KAYıSıNıN GELECEĞI MASAYA YATıRıLDı   12:46   KOMŞUSU ’ADAM ÖLDÜ EVI DE YıKıLDı’ DEDI O ANDA EV ÇÖKTÜ   12:43   SEL SONRASı DENIZ KAHVERENGI OLDU, SAHILLER ODUN DOLDU   12:19   HıZLı TRENLE ULAŞıMDA YENI DÖNEM: MERSIN - ADANA ARASı 25 DAKIKAYA DÜŞECEK   11:45   MERSIN’DE ‘SESSIZ MIRASıN SESI’ SERGISI SANATSEVERLERLE BULUŞTU   11:41   MERSIN’DE ÇOCUKLAR AKRAN ZORBALıĞıNA KARŞı EMPATI ATÖLYELERINDE BULUŞTU   11:39   4 BIN KIŞI ÇALıŞıYOR YÜZDE 84’Ü TAMAMLANDı: ÇEŞMELI-KıZKALESI OTOYOLU MERSIN TURIZMINE NEFES ALDıRACAK   16:29   MERSIN’DE 0-6 YAŞ ÇOCUKLAR IÇIN ÜCRETSIZ GELIŞIM TARAMASı   16:27   MERSIN’DE ORMAN MUHAFAZA PERSONELINE ATıŞ EĞITIMI   16:25   YÜKÜMLÜLER, MERSIN’DE OKULLARı TEMIZLEYIP BOYADı   12:57   TARSUS BELEDIYESINDEN IKLIME DIRENÇLI KENT IÇIN IKI AB DESTEKLI PROJE   12:17   MERSIN BÜYÜKŞEHIR BELEDIYESININ SOSYAL PROJELERI TÜRKIYE’YE ÖRNEK OLUYOR  
 
 
 
 
Emek de Bizim, Beden de!
   

Mersin Tabip Odası Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde ‘Emeğimiz de bedenimiz de bizim’ konulu bir basın açıklaması yaptı. Uzm. Dr. Aybüke Tuğçe Mustan, kapitalist patriyarkal düzene karşı kadınların emeğine sahip çıkarken bedenlerine yönelik tahakküme karşı da direndiğini vurguladı ve “Varız, eşitiz, özgürüz” diyerek mücadelelerinin büyüdüğünü belirtti.

 

Tarih : 7 Mart 2025 Cuma 14:06

Mersin Tabip Odası Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde ‘Emeğimiz de bedenimiz de bizim’ konulu bir basın açıklaması yaptı. Basın Açıklaması metnini Uzm. Dr. Aybüke Tuğçe Mustan okudu. Kadınların, kapitalist patriyarkal düzene karşı emeğine sahip çıkmaya çalışırken, bir yandan da bedenlerine yönelen tahakküme karşı direndiğini kaydeden Dr. Mustan, “Kapitalist patriyarkal düzen, kendini kadın bedeni üzerindeki politikaları ile yeniden ve yeniden üretmeye çalışıyor. Yüz yılı aşkın süredir mücadelemiz büyüyor. “Varız, eşitiz, özgürüz” demeye devam ediyoruz! Sömürüye karşı kazandıkça, zincirlerimizi kırdıkça, eril hegemonik kapitalist düzen bizleri yaşamın her alanında aşağıya çekmeye çalışıyor. Bunun için bugün daha fazla dayanışma içerisinde, daha çok bir arada olmalıyız. Neden mi? İktidar uzun zamandır, Sağlık Bakanı’ndan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı’na, kendine mensup farklı kişilerin onlarca farklı söylemiyle kadınların emeği ve bedeni üzerine söz kurmayı kendisine iş edinmiştir. Kadınların kariyerinin annelik olduğu üzerinden çalışma yaşamında ne kadar yer alacağımız, bakım görevlerimizi yerine getirmemiz için ne kadar “esnek” olacağımız, kaç çocuk doğuracağımız ve nasıl doğuracağımız üzerine söz söylemeyi kendine hak saymakta, sömürüyü ve eşitsizlikleri derinleştiren denklemleriyle durmaksızın hayatımızı yeniden kurgulamaya çalışmaktadır” diye konuştu.

“AİLE YILINDA KADININ ADI YOK”

Hızını kesmeyen iktidarın yasal bir hak olan kürtajı kamu hastanelerinde erişilemez hale getirdiğini iddia eden Dr. Mustan, “Unutmayalım ki; kürtaj, karşılanmamış üreme sağlığı hizmetlerinin yarattığı bir gereksinimdir ve üreme sağlığına erişim kısıtlılığı da yine Sağlıkta Dönüşüm Programı ile mevcut sağlık politikalarının sonucudur. Kamu hastanelerinde hak olmasına rağmen kürtaj hizmetine erişemeyen kadınlar,  ya özel hastanelerde para ile bu hizmete erişmekte ya da merdiven altı kuruluşlar yahut kendi olanaklarıyla kadın sağlığının riske atıldığı koşullarda ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmaktadırlar. Bugün bütün bunlar yetmezmiş gibi 2024’ün sonu itibariyle açıklanan “Normal Doğum Eylem Planı”, “Aile Enstitüleri” ve “Nüfus Politikaları Kurulu” uygulamaları ile kadın, artışı hedeflenen nüfus politikalarının tam ortasına ve ailenin içerisine konumlandırılmıştır. Kadınların daha fazla doğum yapabilmesi hedefe konulmuş, bunun yanı sıra kadınların ne tür bir yöntemle doğuracağına dahi müdahale alanları açılmıştır. Üzerine 2025 “Aile Yılı” ilan edilmiştir. Ne yazık ki bu eylem planlarının hiçbirinde kadının birey olarak kendi kararlarını alabilme hakkının esamesi okunmadığı gibi; kadın sağlığına ilişkin aşılama, üreme sağlığı hizmetlerine birinci basamaktan itibaren ücretsiz erişim gibi temel koruyucu sağlık hizmetlerindeki eksikliklere dair en ufak bir planlama yer almamaktadır. Aile kavramı içine indirgenen kadınların toplumsal, sosyolojik, tıbbi ihtiyaçları hiçbir şekilde dikkate alınmamıştır” şeklinde konuştu.

“TÜM BU GİDİŞATI KABUL ETMİYORUZ, KABUL ETMEYECEĞİZ”

“Bir yandan mevcut sağlık politikaları sonucunda bebekler ölürken, nüfus artışı ülkemizin kalkınmasına mı, yoksa krizleri derinleşen kapitalist düzende yurttaşların daha fazla sömürülmesine mi hizmet edecektir; bu da ayrı bir tartışma konusudur” ifadelerini kullanan Dr. Mustan, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Tüm bunların yanı sıra “Aile Yılı” başlığı altında halihazırda toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayamayan yasalara müdahale hazırlıklarına da girişilmiştir. Gündemde olan yasa tasarısında LGBTİ+’ların bırakın sağlık ve diğer yurttaşlık haklarına ilişkin alan açmayı, mevcut haklarının elinden alınması, hatta “LGBTİ+” denilmesinin dahi yasaklanması öngörülmektedir.  Devletlerin görevi yurttaşların haklarına erişimde etkin rol almak ve engelleri ortadan kaldırmaktır. Tüm bu gidişatı kabul etmiyoruz, kabul etmeyeceğiz. Kadınlar bedenleri ve emekleri için mücadeleye devam edecektir. Bugün 14 Mart’a giderken, TTB olarak haykırıyoruz: Herkes için başka bir sağlık sistemi mümkün! Kadınlar, LGBTİ+’lar için başka bir sağlık sistemi mümkün! Kadınların ve LGBTİ+’ların ihtiyaçlarına kör olmayan, birinci basamaktan itibaren eşit, nitelikli, ulaşılabilir, anadilinde sağlık hizmeti mümkün. Nasıl mı? En başta patriyarkal hegemonik dilden vazgeçilmesi ile cinsiyetlendirilmiş tıp eğitiminin eşitlikçi hale getirilmesi ile HPV aşısının ve kadın sağlığını ilgilendiren tüm koruyucu sağlık hizmetlerinin ücretsiz ve ulaşılabilir hale getirilmesi ile kadına yönelik şiddete karşı yasaların ve uluslararası sözleşmelerin etkinleştirilmesi, İstanbul Sözleşmesi’ne dönülmesi, 6284’ün etkin uygulanması ile sağlık alanı dahil tüm çalışma alanlarında şiddetin ve mobbingin önlenmesi, çalışma alanlarında kadınların ihtiyaçlarının gözetilmesi ile kadın emeğindeki eşitsizliklerin ve sömürünün engellenmesi, çalışma alanlarına ve yönetim kadrolarına kadın kotası getirilmesi, cinsiyetsizleştirilmiş bir çalışma hayatının eşitlikçi şekilde desteklenmesi ile en başta ücretsiz üreme ve cinsel sağlık hizmetlerine, kürtaja erişime dair engellerin kaldırılması ile kadınların özgün sağlık ihtiyaçlarının tanınması ve erişimdeki engellerin kaldırılması ile sağlığa daha fazla bütçe ayrılması ile mümkün. Hayatımız, emeğimiz, özgürlüğümüz için eşitlik istiyoruz!”

 

Paylaş :
 
Etiketler :  mersin, aybüke tuğçe mustan, kadınlar günü, eşitlik

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır.



  SPOR HABERLERİ
 
  MERSİN GÜNDEM

  NÖBETÇİ ECZANE
  SOSYAL MEDYA
 
 

 




 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersingundem.com.tr © Copyright 2019-2026 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA