15 Mart 2026 Pazar



10:35   ANAMUR’DA RAMAZAN BULUŞMASı: İL MÜFTÜSÜ MUSTAFA TOPAL DIN HIZMETLERINI YERINDE İNCELEDI   17:10   YENIŞEHIR HALK KART ARALıK AYı ÖDEMELERI HESAPLARA AKTARıLDı   17:07   AKDENIZ BELEDIYE SPOR U-14 FUTBOL TAKıMı TÜRKIYE ŞAMPIYONASı YOLUNDA   17:03   AKDENİZ BELEDİYESİ TENİS KURSU GENÇ YETENEKLER YETİŞTİRİYOR   16:58   BAŞKAN YILDIZ, ÇALIŞMA ARKADAŞLARIYLA İFTAR SOFRASINDA BULUŞTU   15:42   MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NDEN DENİZİ KİRLETEN GEMİYE 13 MİLYON 187 BİN 913 TL CEZA   15:40   BÜYÜKŞEHİR EMEKLİ EVLERİNDE YENİ YIL COŞKUSU YAŞANDI EMEKLİ EVİ ÜYELERİ, YENİ YILA BÜYÜKŞEHİR’LE ‘MERHABA’ DEDİ    15:37   BÜYÜKŞEHİR YENİ YILDA KAYNAR İKRAMIYLA MERSİNLİLERİN İÇİNİ ISITTI   15:35   MEDEKA VE TADEKA’DAN KENT KÜLTÜRÜNE KATKI   15:31   BAŞKAN SEÇER VE MERAL SEÇER, BOZYAZILI YURTTAŞLARLA İFTAR SOFRASINDA BULUŞTU   15:27   BÜYÜKŞEHİR’DEN ÖZEL GEREKSİNİMLİ BİREYLER İÇİN MAHREMİYET EĞİTİMİ   15:24   BAŞKAN SEÇER, SPOR PARK TARSUS YERLEŞKESİ’NDE İNCELEMELERDE BULUNDU   15:21   BAŞKAN YILDIZ, “TOROSLAR, MERSİN’DE SPORUN BAŞKENTİ OLACAK”   15:16   MERSIN’IN GELECEĞI BU HAVZADA YEŞERIYOR YENIŞEHIR’DE ‘EKOLOJIK TARıM’ HAMLESI 10 BIN TıBBI VE AROMATIK BITKI TOPRAĞA EKILDI   16:41   MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MECLİSİ’NİN MART AYI 1. BİRLEŞİMİ BAŞKAN SEÇER BAŞKANLIĞINDA GERÇEKLEŞTİRİLDİ SEÇER: “YETKİ BÜYÜKŞEHİR’DE OLSA EVSEL KATI ATIK BEDELİNİN 1 TL’SİNİ DAHİ TAHSİL ETMEYİZ” “EVSEL KATI ATIK BEDELLERİNDE İLÇE BELEDİYELERİNİN MECLİSLERİNDE KARAR ALMASINI İSTİYORUZ”   15:45   MERSİN BÜYÜKŞEHİR COĞRAFİ İŞARETLİ KAN PORTAKALI’NI KADIN EMEĞİ İLE GELECEĞE TAŞIYOR BÜYÜKŞEHİR’İN KÖYÜMÜZ ATÖLYE PROJESİYLE KADIN EMEĞİ PROFESYONEL ÜRETİME DÖNÜŞÜYOR   14:28   BAŞKAN YILDIZ’DAN ÇOCUKLARA MÜJDE! TOROSLAR’A YENİ OYUN GRUPLARI VE SPOR ALETLERİ GELİYOR BAŞKAN YILDIZ, “ÇOCUK SESLERİ PARKLARDAN HİÇ EKSİK OLMAYACAK”   12:49   BAŞKAN SEÇER İLE MERAL SEÇER İFTARLARINI AKDENİZLİLERLE GERÇEKLEŞTİRDİ SEÇER: “BU SOFRALAR MİLLETİN SOFRASI”   12:29   YENIŞEHIR’DE AVRUPA’YA ÖRNEK BELEDIYECILIK YENIŞEHIR’DE ‘ÇEVRECI PAZAR’ AÇıLDı ÇOCUKLAR SAHAYA, ANNELER PAZARA   12:18   BÜYÜKŞEHİR’DEN ÇOCUKLARA DOĞAYLA İÇ İÇE ATÖLYE   
 
 
 
 
Her 8 erkekten biri prostat kanserine yakalanıyor
   

15 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Günü dolayısıyla hastalık hakkında bilgiler paylaşan DoktorTakvimi uzmanlarından Tıbbi Onkoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Benekli, prostat kanserinin Türkiye’de erkeklerde akciğer kanserinden sonra en sık görülen ikinci kanser olduğunu belirtti.

 

Tarih : 10 Eylül 2025 Çarşamba 12:05

Haber Merkezi

Prostat kanserinin dünyada erkeklerde en sık görülen kanser olduğunu söyleyen DoktorTakvimi uzmanlarından Tıbbi Onkoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Benekli, “Ülkemizde prostat kanseri, akciğer kanserinden sonra en sık görülen ikinci erkek kanseridir. Prostat kanseri prostat bezindeki hücrelerin kontrolsüz olarak büyümesiyle oluşur. Genellikle belirti vermediğinden görülme sıklığı aslında rapor edilenden daha fazladır. Bir erkeğin yaşam boyu prostat kanseri olma riski yaklaşık yüzde 15'tir. Yani her sekiz erkekten biri prostat kanserine yakalanmaktadır. Prostat kanserine bağlı ölüm riski ise yüzde 3-4 civarındadır, yani kabaca her 25 erkekten biri prostat kanseri nedeniyle yaşamını yitirmektedir. Bunun sebebi prostat kanserinin genellikle erken teşhis edilmesi ve teşhis edildiğinde tedavi imkanının yüksek olmasıdır” dedi.

PROSTAT KANDERİNDE SON YILLARDA ARTIŞ GÖRÜLÜYOR

Prostat kanserinin belirtilerinden bahseden Tıbbi Onkoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Benekli, şunları söylüyor: “Prostat kanseri idrar yollarıyla ilgili belirtilerle karşımıza çıkabilir. Prostat bezi idrarı depolayan mesanenin hemen altında yer alan, idrar yolunun bir kısmını çevreleyen ceviz büyüklüğünde bir organdır. Prostat büyümesi idrar yoluna baskı yaparak tıkanmasına sebep olabilir. Tıkanmanın derecesine göre kesik kesik veya yavaş idrar yapma, geceleri sık idrara çıkma, idrar yaptıktan sonra mesanenin tam boşalamaması, idrarın ince gelmesi veya idrar yaparken çatallaşma gibi şikayetler olabilir. Erkekler yaşlandıkça prostat büyür. Erkeklerde prostat şikayetlerine en sık olarak iyi huylu (benign) prostat hiperplazisi (BPH) denen prostat büyümesi sebep olur. BPH kanser değildir ancak idrar yollarını tıkayarak benzer şikayetlere sebep olabilir. Kanser tanısı koymak için biyopsi gerekir. Ancak hastaların önemli bir kısmı herhangi bir belirti olmadan, sadece tarama sırasında tespit edilir.” Türkiye'de prostat kanserinin beklenenin altında olduğunu ancak son yıllarda artış gösterdiğini belirten Prof. Dr. Mustafa Benekli, “Bu durum, hastalarda prostat kanseri farkındalığı ve PSA (Prostat Spesifik Antijen) baktırma oranı artışına bağlanmaktadır. Belirti vermeyen prostat kanseri vakalarında artış görüyoruz. T.C. Sağlık Bakanlığı verilerine göre son kanser istatistikleri 2020 yılında yayınlandı. Raporda her 100 bin erkekte 28.1 oranında görüldüğü bildirilmektedir. Buna göre yılda 12 bin civarı yeni hasta olması beklenebilir. Ancak Dünya Sağlık Örgütü – Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC) Globocan 2022 verileri biraz daha yüksektir. Buna göre Türkiye'de yılda 240 bin yeni kanser hastası olduğu ve bunların yaklaşık 17 bin kişisinin prostat kanseri olduğu tahmin edilmektedir” dedi.

EN ÖNEMLİ RİSK FAKTÖRÜ İLERİ YAŞTA OLMAK

İleri yaşta olmanın prostat kanserinin en önemli risk faktörü olduğunu söyleyen DoktorTakvimi uzmanlarından Prof. Dr. Mustafa Benekli, “Teşhiste ortalama yaş 65 yıl civarındadır. Prostat kanseri 40 yaşın altındaki erkeklerde çok nadiren görülür. Hastaların yüzde 50'den fazlası 70 yaşın üzerindedir. Prostat kanseri hormon bağımlı bir kanserdir. Bu nedenle testosteron hormonu ve bunun yan ürünü dihidrotestosteron (DHT) prostat kanseri gelişiminde rol oynayabilir. Ayrıca birinci derece akrabaları, baba veya kardeşinde prostat kanseri olan bireylerin prostat kanserine yakalanma olasılığı daha yüksektir. Ancak genellikle prostat kanseri genetik geçişli bir kanser değildir, çok küçük bir yüzdesinde mümkündür” ifadelerini kullanıyor. Prostat kanseri teşhisi için ürolojik olarak dijital rektal prostat muayenesinin (DRE) çok önemli bir yöntem olduğunu belirten Prof. Dr. Mustafa Benekli, “Prostat kitleleri parmakla hissedilebilir. İdrar yollarıyla ilgili belirtilerle karşımıza çıkabilir. Şüphe üzerine veya tarama amaçlı yapılan PSA testinin yüksek çıkması tanıyı destekler. Ancak prostat kanserinin kesin teşhisi diğer kanserlerde olduğu gibi biyopsi sonrası patolojik inceleme yapılarak konur. Son yıllarda prostat MR'ı ve multiparametrik MR füzyon biyopsisi yöntemi ile kanserli doku tespit edilerek nokta atışıyla daha doğru hedeften biyopsi alınması mümkün olabilmektedir. Böylece gereksiz biyopsi ihtimali veya yanlış biyopsi ihtimali azalmaktadır” diye konuştu.

ERKEN TEŞHİSLE TEDAVİ OLDUKÇA MÜMKÜN

Prostat kanserinin erken teşhisle tedavisinin oldukça mümkün olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Mustafa Benekli, “50 yaş ve üstü erkeklerde dijital rektal muayene ve PSA tetkiki tarama amacıyla önerilir. Ancak PSA ile taramanın ve erken teşhisin yaşam süresine etkisi net olarak gösterilmediğinden ülkemizde rutin kanser tarama programlarında yer almaz. PSA düzeyleri prostat kanseri için çok hassas bir testtir. İleri yaş hastalarda hastalık seyrini değiştirmeyecek gereksiz girişimlere sebep olduğu argümanı nedeniyle halen uluslararası kılavuzlarda tarama yönünde bir karar alınmamıştır. Erken evre hastalıkta yaşam süresi beklentisine göre cerrahi veya radyoterapi tercih edilebilir. Erken teşhiste her hastanın hemen tedavi edilmesi gerekmeyebilir. Düşük risk hastalıkta ve ciddi sağlık problemleri olan kişilerde bekle ve gör politikası uygulanabilir. Yaşam beklentisi yüksek, genç ve fit hastalarda cerrahi tercih edilir. Son yıllarda kapalı ameliyat yöntemleri ve yeni cerrahi yaklaşımları özellikle robotik cerrahi çok popüler hale gelmiştir. Lokal hastalıkta cerrahi uygun veya gerekli olmayan hastalarda radyoterapi kullanılır. Prostat kanserinin oluşumuna, büyüyerek yayılmasına sebep testosteron adı verilen erkeklik hormonudur. Testosteron blokajı kanserin gerilemesine sebep olan ve sık başvurulan bir yöntemdir. Beyinde testosteron üretim sinyalini durdurarak testislerden testosteron yapımının azaltan LHRH hormonu agonistleri tedavinin temel taşıdır. Genellikle LHRH agonistlerine antiandrojenler denen bir ilaç grubu eklenir. Bunlar testesteronun prostat kanseri hücrelerinde bulunan androjen reseptörlerine bağlanmasını engellerler. Yeni nesil halk arasında akıllı ilaç olarak bilinen antiandrojenler ileri evre hastalarda artık rutin olarak kullanılmaktadır” dedi. Kemoterapinin ise sadece metastatik hastalıkta kullanıldığını belirten Prof. Dr. Mustafa Benekli, “Erken evrede koruyucu amaçlı kullanımı yoktur. Genellikle hormon tedavisinin etkisini kaybettiği ve prostat kanserinin artık hormondan bağımsız olarak büyümeye başladığı ilerleyen dönemlerde kullanılır. Metastatik prostat kanserinde özellikle kemik ve lenf bezi metastazı varlığında radyoaktif maddeler ile tedaviler giderek daha sık kullanılmaktadır” şeklinde konuştu.

15 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Günü dolayısıyla hastalık hakkında bilgiler paylaşan DoktorTakvimi uzmanlarından Tıbbi Onkoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Benekli, prostat kanserinin Türkiye'de erkeklerde akciğer kanserinden sonra en sık görülen ikinci kanser olduğunu belirtti.

Haber Merkezi

Prostat kanserinin dünyada erkeklerde en sık görülen kanser olduğunu söyleyen DoktorTakvimi uzmanlarından Tıbbi Onkoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Benekli, “Ülkemizde prostat kanseri, akciğer kanserinden sonra en sık görülen ikinci erkek kanseridir. Prostat kanseri prostat bezindeki hücrelerin kontrolsüz olarak büyümesiyle oluşur. Genellikle belirti vermediğinden görülme sıklığı aslında rapor edilenden daha fazladır. Bir erkeğin yaşam boyu prostat kanseri olma riski yaklaşık yüzde 15'tir. Yani her sekiz erkekten biri prostat kanserine yakalanmaktadır. Prostat kanserine bağlı ölüm riski ise yüzde 3-4 civarındadır, yani kabaca her 25 erkekten biri prostat kanseri nedeniyle yaşamını yitirmektedir. Bunun sebebi prostat kanserinin genellikle erken teşhis edilmesi ve teşhis edildiğinde tedavi imkanının yüksek olmasıdır” dedi.

PROSTAT KANDERİNDE SON YILLARDA ARTIŞ GÖRÜLÜYOR

Prostat kanserinin belirtilerinden bahseden Tıbbi Onkoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Benekli, şunları söylüyor: “Prostat kanseri idrar yollarıyla ilgili belirtilerle karşımıza çıkabilir. Prostat bezi idrarı depolayan mesanenin hemen altında yer alan, idrar yolunun bir kısmını çevreleyen ceviz büyüklüğünde bir organdır. Prostat büyümesi idrar yoluna baskı yaparak tıkanmasına sebep olabilir. Tıkanmanın derecesine göre kesik kesik veya yavaş idrar yapma, geceleri sık idrara çıkma, idrar yaptıktan sonra mesanenin tam boşalamaması, idrarın ince gelmesi veya idrar yaparken çatallaşma gibi şikayetler olabilir. Erkekler yaşlandıkça prostat büyür. Erkeklerde prostat şikayetlerine en sık olarak iyi huylu (benign) prostat hiperplazisi (BPH) denen prostat büyümesi sebep olur. BPH kanser değildir ancak idrar yollarını tıkayarak benzer şikayetlere sebep olabilir. Kanser tanısı koymak için biyopsi gerekir. Ancak hastaların önemli bir kısmı herhangi bir belirti olmadan, sadece tarama sırasında tespit edilir.” Türkiye'de prostat kanserinin beklenenin altında olduğunu ancak son yıllarda artış gösterdiğini belirten Prof. Dr. Mustafa Benekli, “Bu durum, hastalarda prostat kanseri farkındalığı ve PSA (Prostat Spesifik Antijen) baktırma oranı artışına bağlanmaktadır. Belirti vermeyen prostat kanseri vakalarında artış görüyoruz. T.C. Sağlık Bakanlığı verilerine göre son kanser istatistikleri 2020 yılında yayınlandı. Raporda her 100 bin erkekte 28.1 oranında görüldüğü bildirilmektedir. Buna göre yılda 12 bin civarı yeni hasta olması beklenebilir. Ancak Dünya Sağlık Örgütü – Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC) Globocan 2022 verileri biraz daha yüksektir. Buna göre Türkiye'de yılda 240 bin yeni kanser hastası olduğu ve bunların yaklaşık 17 bin kişisinin prostat kanseri olduğu tahmin edilmektedir” dedi.

EN ÖNEMLİ RİSK FAKTÖRÜ İLERİ YAŞTA OLMAK

İleri yaşta olmanın prostat kanserinin en önemli risk faktörü olduğunu söyleyen DoktorTakvimi uzmanlarından Prof. Dr. Mustafa Benekli, “Teşhiste ortalama yaş 65 yıl civarındadır. Prostat kanseri 40 yaşın altındaki erkeklerde çok nadiren görülür. Hastaların yüzde 50'den fazlası 70 yaşın üzerindedir. Prostat kanseri hormon bağımlı bir kanserdir. Bu nedenle testosteron hormonu ve bunun yan ürünü dihidrotestosteron (DHT) prostat kanseri gelişiminde rol oynayabilir. Ayrıca birinci derece akrabaları, baba veya kardeşinde prostat kanseri olan bireylerin prostat kanserine yakalanma olasılığı daha yüksektir. Ancak genellikle prostat kanseri genetik geçişli bir kanser değildir, çok küçük bir yüzdesinde mümkündür” ifadelerini kullanıyor. Prostat kanseri teşhisi için ürolojik olarak dijital rektal prostat muayenesinin (DRE) çok önemli bir yöntem olduğunu belirten Prof. Dr. Mustafa Benekli, “Prostat kitleleri parmakla hissedilebilir. İdrar yollarıyla ilgili belirtilerle karşımıza çıkabilir. Şüphe üzerine veya tarama amaçlı yapılan PSA testinin yüksek çıkması tanıyı destekler. Ancak prostat kanserinin kesin teşhisi diğer kanserlerde olduğu gibi biyopsi sonrası patolojik inceleme yapılarak konur. Son yıllarda prostat MR'ı ve multiparametrik MR füzyon biyopsisi yöntemi ile kanserli doku tespit edilerek nokta atışıyla daha doğru hedeften biyopsi alınması mümkün olabilmektedir. Böylece gereksiz biyopsi ihtimali veya yanlış biyopsi ihtimali azalmaktadır” diye konuştu.

ERKEN TEŞHİSLE TEDAVİ OLDUKÇA MÜMKÜN

Prostat kanserinin erken teşhisle tedavisinin oldukça mümkün olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Mustafa Benekli, “50 yaş ve üstü erkeklerde dijital rektal muayene ve PSA tetkiki tarama amacıyla önerilir. Ancak PSA ile taramanın ve erken teşhisin yaşam süresine etkisi net olarak gösterilmediğinden ülkemizde rutin kanser tarama programlarında yer almaz. PSA düzeyleri prostat kanseri için çok hassas bir testtir. İleri yaş hastalarda hastalık seyrini değiştirmeyecek gereksiz girişimlere sebep olduğu argümanı nedeniyle halen uluslararası kılavuzlarda tarama yönünde bir karar alınmamıştır. Erken evre hastalıkta yaşam süresi beklentisine göre cerrahi veya radyoterapi tercih edilebilir. Erken teşhiste her hastanın hemen tedavi edilmesi gerekmeyebilir. Düşük risk hastalıkta ve ciddi sağlık problemleri olan kişilerde bekle ve gör politikası uygulanabilir. Yaşam beklentisi yüksek, genç ve fit hastalarda cerrahi tercih edilir. Son yıllarda kapalı ameliyat yöntemleri ve yeni cerrahi yaklaşımları özellikle robotik cerrahi çok popüler hale gelmiştir. Lokal hastalıkta cerrahi uygun veya gerekli olmayan hastalarda radyoterapi kullanılır. Prostat kanserinin oluşumuna, büyüyerek yayılmasına sebep testosteron adı verilen erkeklik hormonudur. Testosteron blokajı kanserin gerilemesine sebep olan ve sık başvurulan bir yöntemdir. Beyinde testosteron üretim sinyalini durdurarak testislerden testosteron yapımının azaltan LHRH hormonu agonistleri tedavinin temel taşıdır. Genellikle LHRH agonistlerine antiandrojenler denen bir ilaç grubu eklenir. Bunlar testesteronun prostat kanseri hücrelerinde bulunan androjen reseptörlerine bağlanmasını engellerler. Yeni nesil halk arasında akıllı ilaç olarak bilinen antiandrojenler ileri evre hastalarda artık rutin olarak kullanılmaktadır” dedi. Kemoterapinin ise sadece metastatik hastalıkta kullanıldığını belirten Prof. Dr. Mustafa Benekli, “Erken evrede koruyucu amaçlı kullanımı yoktur. Genellikle hormon tedavisinin etkisini kaybettiği ve prostat kanserinin artık hormondan bağımsız olarak büyümeye başladığı ilerleyen dönemlerde kullanılır. Metastatik prostat kanserinde özellikle kemik ve lenf bezi metastazı varlığında radyoaktif maddeler ile tedaviler giderek daha sık kullanılmaktadır” şeklinde konuştu.

Paylaş :
 
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır.



  SPOR HABERLERİ
 
  MERSİN GÜNDEM

  NÖBETÇİ ECZANE
  SOSYAL MEDYA
 
 

 




 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersingundem.com.tr © Copyright 2019-2026 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA